Seçici üretim çiftlik hayvanlarının insana karşı evrimleşmesini engelliyor

The Conversation'da yayımlanan yazıya göre çiftlik hayvanlarında evrimi insanlar belirlerken, yaban hayatında insan baskısı hayatta kalmaya yardım eden özellikleri öne çıkarabiliyor.
Arkeofili'nin aktardığı The Conversation yazısında, evcilleştirmenin hayvan popülasyonlarını nasıl şekillendirdiği anlatıldı. Yazının yazarı evrim biyoloğu Alida de Flamingh. Yazıda, insanların hangi hayvanların üreyeceğini seçtiği “seçici üretim” sürecine dikkat çekildi.
Bu sürece örnek olarak gümüş tilkilerle yapılan çalışma gösterildi. Bilim insanları, en az korkan ve en az saldırgan tilkileri ebeveyn olarak seçti ve bunu her yeni yavru neslinde tekrarladı. Hayvanlara eğitim verilmedi, insanlarla temasları da sınırlı tutuldu. Altı kuşak içinde bazı tilkiler insanlar yaklaştığında kuyruk sallamaya, elleri yalamaya ve sevilmekten hoşlanmaya başladı.
Çiftçiler de tavuklarda daha fazla yumurta, ineklerde daha fazla süt gibi özellikleri seçerek üretimi yönlendirebiliyor. Daha sakin hayvanlar da idare kolaylığı nedeniyle tercih edilebiliyor. Saldırgan ya da az verimli hayvanlar ise üremeden dışlanabildiği için genlerini aktarma şansı azalıyor. Yazıya göre kontrol tamamen insanların elinde olduğundan çiftlik hayvanları kendilerini insanlardan korumaya yönelik evrimleşemiyor.
Yaban hayatında ise durum farklı. İnsanlardan kaçmaya yardımcı olan özelliklere sahip hayvanlar genlerini sonraki kuşağa aktarma eğiliminde oluyor. Yazıda örnek olarak Mozambik'teki Gorongosa Ulusal Parkı'nın fillerine yer verildi. Ülkedeki iç savaş sırasında kaçak avcılar fildişi için çok sayıda fili avladı.
Bazı dişi filler doğal olarak dişsizdi ve bu durum hedef alınma olasılıklarını azalttı. Bu dişilerin hayatta kalma ve üreme şansı yüksek olduğundan dişsizlik kuşaklar boyunca popülasyonda daha yaygın hâle geldi. Yazıda, fillerin avcılara karşı bilinçli bir savunma geliştirmediği, evrimin var olan bir özelliği öne çıkardığı belirtildi.
Kaynak: Arkeofili


