Murat Ülker'e göre Singapur, coğrafi dezavantajı iş modeline dönüştürdü

pladis ve GODIVA Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker, blogunda Singapur'un ekonomik ve siyasi yapısını değerlendirdi. Ülker, benzer bir modelin KKTC için de düşünülebileceğini belirtti.
pladis ve GODIVA Chocolatier Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker, kişisel blogunda "Kendisi küçük etkisi büyük ada: Singapur" başlığıyla bir yazı yayımladı. Ülker, iş görüşmeleri için ziyaret ettiği ülkenin kalkınma modelini, siyasi yapısını ve ticaret kültürünü ele aldı.
Yazıda, 1984'ten bu yana Singapur'a birçok kez gittiğini belirten Ülker'in, ülkenin başarısını yalnızca coğrafi konumla açıklamanın yetersiz olduğunu savunduğu aktarıldı. Ülker'e göre ülke; uzun vadeli planlama, kurumsal yapı ve uluslararası ticaret ilişkileriyle avantajlarını ekonomik güce çevirdi. Tarihsel gelişimde ise İngiliz Doğu Hindistan Şirketi'nin 1819'da bölgede faaliyet göstermesinin etkili olduğu belirtildi.
Ülker'in aktardığı verilere göre 1965'te bağımsızlığını kazandığında Singapur'un doğal kaynağı yoktu, iç pazarı küçüktü ve su ile gıdada dışa bağımlıydı. Bugün ise Haziran 2026 itibarıyla 6,21 milyon nüfuslu ülkenin 2025'teki toplam mal ticareti yaklaşık 1,4 trilyon Singapur dolarına ulaştı. Limanlarda aynı yıl 44,66 milyon TEU konteyner elleçlendi. Ülker, ülkede yönetilen varlıkların 6 trilyon Singapur dolarını aştığını da kaydetti.
Ülker, Singapur'un deneyiminden Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti için de ders çıkarılabileceğini savundu. Doğal kaynak ve yüzölçümü açısından sınırlı ülkelerin doğru stratejilerle uluslararası merkezlere dönüşebileceğini belirten Ülker, "Bizim KKTC'de de bunu yapabiliriz, bir ara yazacağım" dedi.
Yazıda siyasi sisteme de yer veren Ülker, Singapur'un özgürlüklerin geniş biçimde yaşandığı bir demokrasi olmadığını söyledi. Örnek olarak, iktidardaki Halkın Hareketi Partisi'nin 2011 seçimlerinde Aljunied bölgesinde muhalefetteki İşçi Partisi'ne yenildiğini hatırlattı. Ülker ayrıca United Overseas Bank'ın gelişimini, Gardens by the Bay projesini ve ülkenin dört resmî dilinin yansıttığı çok kültürlü yapıyı değerlendirdi.
Kaynak: Karar


